Page 16 - Hava İş 106
P. 16

EMEĞİN ÖNCÜLERİ





               TÜRKİYE LİMAN DOK GEM-İŞ SENDİKASI GENEL BAŞKANI SAYIN HÜSEYİN
               NECİP NALBANTOĞLU BEYEFENDİ İLE MÜLAKAT


               Hava-İş Sendikası olarak üyelerimize, Türk sivil havacılığına, mümtaz Anadolu emekçilerine hitap ettiğimiz
               dergimizde istedik ki sendikalarımız arasındaki bağı kuvvetlendirelim. Üyelerimiz; Türk-İş çatısı altında emek
               veren kıymetli sendikaları tanısın-bilsin, bağımız artsın, kardeşliğimiz pekişsin. Dergimizin 105. sayısında bu
               niyetimizi sizlere arz etmiş ve kapıyı açmak anlamında üst çatımız olan Türk-İş’in ilk 50 yıllık eylem tarihini
               sizlere aktararak “bismillah” demiştik. Bu saikle Genel Başkanımız Sayın Ali Kemal Tatlıbal Beyefendi’nin
               tensipleriyle dergimizin her sayısında güzide bir sendikamızın genel başkanıyla mülakat yapmaya başladık.
               “Emeğin Öncüleri” olarak tarihe düşmeye başladığımız notların ilkini Türkiye Liman Dok Gemi-İş Sendikası’nın
               Genel Başkanı Sayın Hüseyin Necip Nalbantoğlu Beyefendi ile gerçekleştirdik. Bizleri makamında ağırlayıp
               Türkiye Dok Gemi-İş’e, sendikacılığa, emeğe, emekçiye dair sorularımıza verdiği birbirinden kıymetli cevaplardan
               ötürü Sayın Genel Başkan’a teşekkür ederiz.
               DOĞAN NARBOĞA


               Değerli Başkanım, sizleri daha yakından tanımak namına bize kendinizi anlatır mısınız?


               1963 İstanbul doğumluyum. İlk, orta ve lise tahsilimi İstanbul’da yaptım. Seksen darbesi öncesi kısa bir üniversite
               maceramız oldu; ama bazı mücbir hâllerden ötürü başlamadan bitti. 1 Eylül 1980’de, teknikerlik bölümünü
               bitirdiğim Haliç Tersanesi’nde iş hayatına atıldım. 12 Eylül sabahı işe gitmek için evden çıktığımda yüz metre
               kadar yürüdüm, askerin biri çevirdi, dedi ki, “Sokağa çıkma yasağı var, dön geriye.” daha on iki günlük işçiyim,
               hatta on bir günlük. Ben olayın ciddiyetini anlayamadığım için eve dönmedim ve bir üst sokaktan çıkmak istedim.
               Orada da başka bir asker çevirdi, aynı şeyi söyleyince eve döndüm ve ihtilalle tanışmam bu şekilde oldu. 17
               yaşındaydım. 12 Eylül 1980’de Türkiye’de askerî ihtilali, özgürlüklerin kısıtlandığı bir ortamı yaşadık. Yapı itibariyle
               özgürlüğüme düşkünümdür. 12 Eylül sabahı yaşadığım özgürlük kısıtlamasını hayatım boyunca unutamam!


























          14 14
   11   12   13   14   15   16   17   18   19   20   21