Page 18 - Hava İş 106
P. 18

EMEĞİN ÖNCÜLERİ




               Ben bunu iki başlıkta değerlendireceğim. Birinci başlık şudur: Bu iş kolunda 183 bin çalışan var. 15 bini
               sendikalı, geri kalanı sendikasız. Bence iş kolumuzdaki en büyük sorun sendikasız iş yerleridir, sendikasız
               işçilerdir. Neden? Şimdi savaş esnasında çavuş geliyor ve yüzbaşına diyor ki, “Komutanım, biz bu savaşı
               kaybettik.” “Evladım niye kaybettik?” diyor. “Yüz tane sebebi var komutanım.” “Say, diyor.” Asker başlıyor
               saymaya. “Bir: Cephanemiz bitti...” Komutan diyor ki, “Tamam o zaman, 99 tanesi kalsın. Cephane bittiyse
               savaşı kaybettik.” Burada da bizim birinci problemimiz sendikanın yaygın olmaması. Zaten eğer işçi
               sendikasızsa onun bütün sorunlarının başı sendikasız olmaktan geliyordur. Madalyonun diğer tarafına
               gelelim. Sendikalı işçilerin sorunlarına geldiğimizde ise biz, Ağır ve Tehlikeli İşler Tüzüğü’nün birinci sırasında
               yer alan bir iş kolundayız. Tersaneler son 15 senedir iş kazalarıyla ismini maalesef sıkça duyuran işyerleri.
               Eğer işçinin yaşam hakkı yoksa yaptığı iş sonrasında ölecek veya sakat kalacaksa, onun üzerine başka bir şey
               bina etmenin gereği yok; çünkü temeli bozuk olacaktır.


               İş sağlığı ve güvenliğinde 15 senedir yaptığımız birçok yenilikten sonra istediğimiz seviyeye hâlâ gelemedik.
               2007 yılında iş yerlerinde 28 ölümlü kaza yaşanmıştır. Bugün geldiğimiz nokta bunun çok daha altında; ancak
               hedef sıfır ölümlü kazadır. İş kazasında ne zaman ki bir takvim yılı içerisinde hiçbir ölümlü iş kazası olmazsa,
               o zaman hedefimize ulaşmışız demektir. Bugün hâlâ o hedefimizden uzağız; ama 2007-2008 hatta 2009
               senelerinde yaşadığımız büyük çaplı iş kazaları döneminde değiliz. O günlerden çok daha iyi konumdayız
               hamdolsun.


               Biz de bu menfi hadiseleri göz önünde bulundurarak ivedilikle iş kazalarıyla ilgili 2007-2008’den sonra son
               10 senedir eğitim seminerlerimizi değişik bir yapıya büründürdük. Bu seminerlerimizde sendikacılık, toplu
               sözleşme mevzuatı, temsilcilerin vazifeleri ve ağırlıklı olarak da iş sağlığı ve güvenliği eğitimleri veriyoruz.
               Eğitimlerimizi de genellikle iş yerlerinde yapmıyoruz; çünkü iş yerinde verdiğiniz eğitimlerde herkes saate
               bakar, öğlen olsa da yemeğe gideyim, akşam olsa da eve gideyim, diye. İş yerinde eğitim yaparsanız işçinin,
               üyenin aklı hep işindedir. Bu tür eğitimlerimizi o ilin dışında hatta ülkenin dışında yapıyoruz. Mesela Kıbrıs’a
               yılda iki sefer 35-40 kişilik gruplar hâlinde gidiyoruz. Orada eğitimler veriyoruz ve o eğitimler sayesinde veya
               onların vasıtasıyla bugün hedeflediğimize tam erişemesek de hedefe yakın noktalara getirdik iş kazalarını.


               İş yerlerimizde sigorta problemi yok. Bütün çalışanlar ve iş yerlerinin kapısından giren herkes sigortalıdır.
               Maaş ödemelerinde yer yer iş yerlerimizde problemler yaşanır, gününde maaşlar ödenmez. Bir gün, iki gün,



















          16
   13   14   15   16   17   18   19   20   21   22   23