Page 17 - Hava İş 106
P. 17
EMEĞİN ÖNCÜLERİ
1986 senesinde sendika seçimlerine girdim ve Şube Sekreteri seçildim. 1987’nin başında “süper emeklilik”
yasası çıktı, Şube Başkanımız emekli oldu. O sene Şube Başkanı oldum, 1991’de Genel Merkez Yönetim
Kurulu Üyesi oldum. O süreçte Genel Eğitim, Genel Teşkilat, Genel Başkan Yardımcılığı derken 2004
yılının aralık ayında Genel Başkan oldum. Yaklaşık 10 kongre geçirdim. 33 yıldan beri de sendikacılığın her
kademesinde görev yaptım. Temsilcilik, Şube Sekreterliği, Şube Başkanlığı ve en son Genel Başkanlığa kadar
geldim. Bir işçinin gelebileceği en üst noktadayım bana göre.
Bir erkek kardeşim var. Ben tersaneleri seçtim, o gemileri seçti. Kaptandır kendisi. Bir şirketin liman
müdürlüğünü yapıyor şu anda. Uzun zaman kaptanlık yaptı. Annem ve babam İstanbul’da ikamet ediyor.
Her ikisi de sağ; fakat bazı sağlık sorunları var. İki erkek evladım var. Büyüğü lojistik işi yapıyor. Zaman
içerisinde Sendikamızda görev yapıyor. Küçüğü üniversitede okuyor. Bir torunum var. Muhtemeldir bu dergi
basıldığı zaman Allah bir mani vermezse ikinci torunum da dünyaya gelmiş olacaktır inşAllah.
Şunu bilir, şunu söylerim: İnsanlar ilkeleri için yaşarlar. Herkesin bir yaşam tarzı, düşünce yapısı vardır.
Kırmızı çizgileri, beyaz çizgileri vardır insanların. Ben kendimi tarif ederken şöyle tarif ediyorum: Önce
dinim, toprağım, bayrağım ve vatanım için varım. Yaptığım her şey bunlar içindir. Vatanımız, bayrağımız,
Kur’an’ımız olmazsa hiç bir şeyimiz yok demektir.
Türk-İş Başkanlar Kurulu Üyesiyim. Türk-İş’teki en kıdemli Başkanlar Kurulu üyelerinden biriyim. Başkanlar
Kurulu’na ilk katıldığımda zannedersem otuz yaşında yoktum. Sendikamızın Genel Başkanı müsait değildi,
ben katılmıştım. O günkü Türk-İş Genel Başkanı kurulda beni görünce “Buraya çoluk çocuklar da gelmeye
başladı.” gibi tatsız bir ifade kullanmıştı. Allah rahmet eylesin o da vefat etti gitti…
Kardeş ve dost sendikalara yardımcı olmayı prensip edinmişimdir. Benim fikrimi taşıyan, benim zikrimi
taşıyan, benimle aynı yapıda olan insanlarla beraber olmak büyük mutluluktur benim için. Bunların başında
da Hava-İş Sendikası geliyor. Sendikacılığımız süresinde 25 sene kapısının önünden geçmediğim Hava-
İş Sendikası’nın şimdi benimle röportaj yapması, benim için büyük mutluluktur. Hava-İş Sendikası’nın
yönetimini, herkesi ayrı ayrı sayıyorum, seviyorum. Bunu da söylemeden geçemeyeceğim: Genel Başkan’ın
bulunduğu yer benim için çok farklı. Ben ona Sayın Genel Başkanım derim o da bana Ağabey diye hitap eder.
Birbirimize karşı saygımız ve sevgimiz en üst noktadadır…
Başkanım, üç tarafı denizlerle çevrili, stratejik öneme sahip karasuları bulunan büyük bir ülkeyiz.
Ülkemizde kara, hava taşımacılığı yanında deniz taşımacılığı da önemli bir yer tutmaktadır. Özel ve
kamu nezdinde geniş bir gemi varlığımız var. Uluslararası gemi varlığı da sivil ve askeri anlamda
sürekli gelişmekte. Gelişen piyasa, gelişen sorunları da elbette beraberinde getirmektedir. Peki,
Başkanım bu gelişimi de göz önüne alırsak Türkiye’de gemi yapımı, deniz taşımacılığı, ardiye ve
antrepoculuk meslek gruplarına dâhil olan emekçilerin genel sorunları nelerdir? Bir sendika olarak
emekçilerimiz için mücadelesini verdiğiniz en büyük sorun, konu nedir?
15 15

