Page 27 - Hava İş 106
P. 27
EMEĞİN ÖNCÜLERİ
Bir hikâye vardır, sözlerimi bununla kapatayım: Beldenin en zengin adamı ölümden çok korkuyor, diyor ki “Ben
öldüğüm gün benim yanıma bir mezar yapılsın, o mezara da ilk gece için orada bir kişi yatırılsın ve ona bir kese
altın verilsin.” Adamın vakti, saati geliyor ve ölüyor. Diyorlar ki “Kim yatacak?” köyün deli bir çobanı var, en fakir o.
“Ben yatarım.” diyor. Derken ona da bir mezar kazıyorlar. Bir mezara ölüyü, yan mezara da o çobanı koyuyorlar.
Günün sonunda herkesin eli, ayağı çekiliyor. Hikâye bu ya, hava kararmaya başlayınca melekler hesaba geliyor.
Bakıyorlar iki tane adam yatıyor: Birisi canlı diğeri ölü, nasılsa ölü burada, biz şu canlıdan hesaba başlayalım
diyor melekler. Bir baltası ve bir de ipinden başka hiçbir şeyi olmayan çobanın hesabı, sabaha kadar devam
ediyor. Sabah olup gün ışıyınca geliyor mezarı kazıyorlar, çoban kaçarak uzaklaşıyor. Diyorlar ki: “Dur, bir kese
altın hak ettin, onu al da öyle git!” Çoban diyor ki: “Vallahi sabaha kadar bir iple bir baltanın hesabını veremedim.
Altın sizin olsun.”
Neyimiz varsa, ne kadar zengin olsak da işte bir gün iki elimiz yan yana geldiğinde varsa mal-mülk, mirasçılara
kalacak. Biz, bir iple bir baltanın bile hesabının çetin olduğu yerde, yapmadığımız işlerin, yanlış yaptığımız işlerin
hesabını vereceğiz! Hepimizin o güne en iyi şekilde hazırlanması dilek ve temennisiyle, hepinize saygılarımı
sunuyorum.
Değerli Başkanım, vakit ayırıp kıymetli görüşlerinizi bizlerle paylaştığınız, bizlere değer kattığınız için
teşekkür ederiz.
Şahsıma ve Sendikamıza, derginizde yer verdiğiniz için başta Sayın Genel Başkan Ali Kemal Tatlıbal Beyefendi’ye,
Yönetim Kurulu’na ve Hava-İş ailesine teşekkür ederim. Yolunuz açık olsun…
25

