Page 39 - MİNİK KANATLAR 8
P. 39

Göz atmak: Kısaca bakıvermek.
                    Göz boyamak: Gösterişle aldatmak.

                    Göz önüne getirmek: Zihinde canlandırmak, tasarlamak.

                    Göz hakkı: Görülüp de imrenilebilecek ufak şeylerden
                    görenlere çıkarılan pay.

                    Gözden düşmek: Bir kişi veya şeyin değerini yitirmesi,
                    rağbet görmemek.






















                    Kulak asmamak: Önem vermemek.
                    Kulak kabartmak: Belli etmemeye çalışarak dinlemek.

                    Kulak kesilmek: Büyük bir dikkatle dinlemek.
                    Kulağına küpe olmak: Başa gelen bir hâlden alınan dersi
                    hiç unutmamak.

                    Kulaktan dolma: Başkalarından işitilerek edinilen bilgi.
















                                                                                                        37 37
   34   35   36   37   38   39   40   41   42   43   44