Page 38 - MİNİK KANATLAR 4 - web 1
P. 38
şaşkınlıkla beni dinliyordu. Bu gri şehrin daha yeşil olabilmesi için bu toplan-
tıya katılmaya çok uzaklardan geldiğimi öğrenince hepsi teşekkür etti. Ben de
onları, yaşadıkları yeri güzelleştirme çabalarından ötürü tebrik ettim.
Toplantıda aldığımız karara göre önce tüm kuşların katılabileceği bir toplantı
düzenleyip burada ben ve Karga Çelebi birer konuşma yapacağız. Ben yaşa-
dığım Tukanya’yı anlatacağım; Çelebi de gördüğü ülkelerdeki kuşların hayat-
larından bahsedecek. Böylece kuş kardeşlerimizi farklı bir hayatın mümkün
olduğuna inandıracağız. Ardından da gökyüzünde bir kuş gösterisi sergileye-
ceğiz. Bu gösteri sayesinde şehirde insanlar dışında biz kuşların ve diğer can-
lıların da yaşadığını insanlara hatırlatmış olacağız. Gösteri çalışmasını, sanatı
ve dansı çok seven Serçe Vals hazırlayacak!
Kararlaştırdığımız gün için herkes büyük bir heyecanla çalışmaya başladı. Ben
de tıpkı bu şehirde yaşayan bir kuş gibi arkadaşlarımın çalışmalarına katılıyor,
elimden geleni yapıyordum. Sonuçta burada yaşamasam da bu şehir de dün-
yanın bir parçası öyle değil mi? Şehirdeki tüm kuşlara ulaşarak planladığımız
organizasyonu haber verdik. Bir yandan da yerde gördüğümüz tüm tohum,
meyve çekirdeği ve fidan parçalarını toprakla buluşturmaya başladık. Gaga-
larımızla gökten yere tohumları bırakıyorduk binbir umutla, büyüyünce ulu
ağaçlara dönüşmesi hayaliyle. Böylece birkaç yıl sonra belki de bu şehre biraz
renk gelmiş olacaktı. Aldığımız diğer bir karar da her kuşun bir evi olacaktı
ve bu evin penceresine uğrayıp kendini mutlaka evde yaşayan insanlara
gösterecekti. Pencere kenarı, varsa bir bahçe köşesi yahut bir araba camında
bekleyen kuşlar insanları selamlayacaktı. Yani insanlar “mecburen” kuşları
görmüş olacaklardı. Diğer yandan da Vals ve ekibi de yoğun bir çalışma ile
gösteri çalışmalarını sürdürecekti.
Şehirdeki hareketlilik epey heyecan vericiydi. Bu kentin artık değişmeyece-
ğini düşünen kuşlara bir umut bir sevinç gelmişti ve herkes az-çok demeden
bir şeyler yapıyordu. Bu hareketlilik insanların da ilgisini çekmeye başlamış,
artık gökyüzüne ve etraflarına daha çok bakar olmuşlardı. Bu, bizi fark ettik-
leri anlamına geliyordu. İnsanlar pencere önlerinde bekleyen kuşlara ekmek
kırıntısı atmaya başlamış, bir kuş gördüklerinde gülümsemeyi öğrenmişlerdi.
Birbirleriyle kuşlar hakkında konuşmaya başlamıştı. Yaşlı insanlar ise bunun
bir göç hareketliliği olabileceğini söylüyordu. Evet, bu bir göç hareketiydi;
ama mevsimsel bir göç değil, karamsarlıktan umuda, iyiliğe göç idi.
36

