Hava-iş’in Hukuk Mücadelesi

Hava-iş’in Hukuk Mücadelesi

BASIN AÇIKLAMAMIZ NETİCESİNDE YAYIMLANAN HABERLER:

HAVA-İŞ HAKKINI ANAYASA MAHKEMESİN DE ARAYACAK

TATLIBAL: “DAVAYI KAYBETSEK DE TEKNİK AŞ ÇALIŞANLARININ HAKLARININ TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ”

Yargıtay’ın, THY Teknik AŞ çalışanlarının, taşımacılık iş kolundan metal iş koluna geçtiği yönündeki kararı, Hava-İş cephesinde büyük üzüntüye sebep oldu. Hava-İş’in Avukatı Şeniz Uluköklü, “Bu aşamadan sonra hakkımızı Anayasa Mahkemesinde arayacağız” dedi.  

Hava-İş Genel Başkanı Ali Kemal Tatlıbal, “Biz iki davayı kazanmışken, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde görülmemiş bir hızla, 13 gün içinde üyelerimizin metal iş koluna geçmesine karar verildi. Yargı kararına elbette saygılıyız ama burada en büyük zararı THY Teknik AŞ çalışanları görecek. Biz buna üzülüyoruz” diye konuştu.

Hava-İş Sendikası, yaklaşık 4 bin 600 THY Teknik AŞ faaliyetlerinin, taşımacılık iş kolundan metal iş koluna geçmesinin çalışanlar açısından büyük kayıp olduğunu açıkladı. Hukuki süreç ve gelinen noktada izlenecek yol haritası konusunda bilgi veren Hava-İş Sendikası Avukatı Şeniz Uluköklü,  “Bu sürece gelmeden önce de 2015 yılı başında, Hava-İş Sendikası’nın 4 dönemdir toplu sözleşme imzaladığı THY Teknik AŞ’nin faaliyetleri Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nca metal iş kolu olarak belirlenmişti. Bu iş kolu tespit kararına karşı Hava-İş Sendikası mahkemeye başvurarak, yoğun hukuki mücadeleler sonucunda davayı kazandı. Danıştay ve Bakırköy yerel mahkemesi, THY Teknik AŞ faaliyetlerinin taşımacılık iş kolunda olduğuna karar verdi. Davalı tarafında olan Metal-İş’e bağlı Çelik-İş bu davayı temyize taşıdı ve Yargıtay 13 gün gibi kısa bir sürede kararı kesin olarak bozdu. Geldiğimiz noktada THY Teknik AŞ faaliyetlerinin metal iş koluna girdiği hukuki olarak kesinleşti” dedi.

HAVA-İŞ’İN HUKUK SAVAŞI SÜRECEK !

Yasal olarak THY Teknik AŞ faaliyetlerinin metal iş koluna geçmesinin her şeyin bittiği anlamına gelmediğine dikkat çeken Avukat Şeniz Uluköklü “Hava-İş Sendikası’nın çok yoğun bir şekilde toplu iş sözleşmelerine hazırlandığı bu dönemde gelinen nokta THY Teknik AŞ çalışanları için çok üzücü bir durum. Verilen karar hukuki olar kesindir. Ancak Hava-İş bu konuda mücadeleyi bırakmayacak. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı başta olmak üzere hakkını aramak için birçok kuruma müracaat edecek. Bununla ilgili Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru ve devamındaki hukuki süreçle ilgili çalışmalarımız devam edecek. Hava-İş Sendikası’nın amacı,  davayı kaybetmiş olsa da THY Teknik AŞ çalışanlar için bir şeyler yapmak. Çünkü 30 Haziran’da toplu iş sözleşmesi sona eriyor. Şu an fiili manada yetkili sendika halen Hava-İş Sendikası’dır. Çünkü çalışanlar hala Hava-İş Sendikası’na üye. Dolayısıyla çalışanlar açısından belirsiz bir süreç başlayacağı için Hava-İş Sendikası üyelerini mağdur etmemek için elinden gelen çabayı gösterecek” diye konuştu.

TATLIBAL: “ÇALIŞANLAR ADINA ÇOK ÜZGÜNÜZ”

Yargıtay’ın kararına saygılı olduklarına dile getiren Hava-İş Sendikası Genel Başkanı Ali Kemal Tatlıbal ise “Bu konuda çok üzgünüz. Ama kendi adımıza değil, işçiler adına üzgünüz. Burada olan THY Teknik AŞ de çalışan kardeşlerimize oldu. Şimdi ne olacak ? Bu kadar çalışan bana üyeyken benden yetkiyi aldın ama fiiliyatta ortada yeni bir sendika yok, sözleşme yapamadın. Hangi maddeye dayanarak çalışanın hakkını savunacaksın. Çerçeveye genel baktığımızda Türkiye’de tüm iş kollarında bir sendikasızlaştırma gayreti görüyoruz. Şimdi sıra Hava-İş’e geldi. Yönetime geldiğimizde devam eden bir süreçti. THY Teknik AŞ çalışanlarının taşımacılık iş kolunda olması gerektiği yolunda mücadele ettik. Danıştay ve Bakırköy’deki iş mahkemesi Hava-İş’in lehine karar verdi. Yargıtay’daki hocaları yetiştiren, hocaların hocası Prof. Dr. Aziz Can Tuncay ve Prof. Dr. Nurşen Canikli bilirkişi olarak bulundukları mahkemede ‘THY Teknik AŞ faaliyetleri taşımacılık iş kolunda olmalıdır’ dediler. Buna rağmen THY Teknik AŞ’nin 13 gün için de nasıl metal iş koluna döndüğünü anlamakta zorlanıyoruz. Davayı kazandığımıza garanti gözüyle bakıyorduk. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’ndan yetki belgesini almak üzereyken, bütün hukuk otoriteleri bu işin taşımacılık iş kolunda olduğunu kabul ederken Yargıtay’dan böyle bir karar çıkması manidardır” şeklinde konuştu.

“TEKNİSYENE EASA’DAN NASIL LİSANS ALACAKLAR ?”

Kararın ardından çalışanlar açısından belirsiz bir fiili durum ortaya çıktığına dikkat çeken Tatlıbal, “Şimdi THY Teknik AŞ çalışanlarını metal iş koluna geçirdiniz. Benim teknisyenim metal iş kolundayken EASA’dan lisansı nasıl alacak ? Metal iş kolundaki teknisyen bakımlarını yapacak ve ‘uçak havalanabilir’ diye mühür vuracak. Bunun için B1ve B2 tiplerinde lisansları alabilecek durumda olmaları lazım. Ancak EASA, teknisyeni hava iş kolunda çalışan kişi olarak kabul ediyor ve buna göre lisans veriyor. Şimdi burada büyük bir çelişki yok mu ? Metal iş teknisyene nasıl lisans alacak bilemiyorum. Bunların hepsi artık bir muammadır. THY Teknik AŞ çalışanına yazık oluyor” diye konuştu.

“TİS’E DÖRT DÖRTLÜK HAZIRLANMIŞTIK”

Temmuz’da THY Teknik AŞ ile yapılacak toplu iş sözleşmesine dört dörtlük hazırlandıklarını belirten Hava-İş Sendikası Genel Başkanı Ali Kemal Tatlıbal, “ Bakın süreç ne hale geldi ? Biz komisyonlar kurarak çalışanın tüm sorunlarını belirledik. İşçimize hangi avantajı sağlarız, hakkını son kuruşuna kadar nasıl alırız, hak kaybına uğramış üyemizi çalıştığı birimde daha iyi konuma nasıl geçiririz,  bunları en ince ayrıntısına kadar hesapladık. Tam çok güçlü bir ajanda ile toplu iş sözleşmesi masasına oturacakken, her türlü konuya hakimken, şimdi konuya vakıf olmayan metal iş çalışanın hakkını nasıl savunacak ? Metal iş HABOM’dan THY Teknik AŞ’ye geçen çalışanın sorununu nasıl bilecek ? Hat bakımda çalışanlar  bazen öğlen yemeği yemeden, hiç mola vermeden 40 dakikada bir uçağın kontrollerini yaparak havalanmasını sağlıyor. Bu insana yazıktır günahtır. Ben bu çalışanımın hakkını almak için uğraşıyorum, hazırlığımı yapmışım, davaları kazanmışım, bilirkişi lehime rapor vermiş, her şey Hava-İş’in lehine yürürken Yargıtay’dan ‘Sen çekil kenara’ deniyor. Bunu anlamak akıl karı değil” şeklinde konuştu.

“22 MİLYON SENDİKASIZI BIRAKTILAR GÖZLERİNİ HAVA-İŞ’E DİKTİLER”

Yaşananlara hakkaniyet penceresinden bakmak gerektiğine işaret eden Tatlıbal, “Türkiye’de 25 milyon SGK’lı çalışan var. Bunun 22 milyonu sendikasızken, Hak-İş neden hazır lokma peşinde koşuyor. Eğer ben ezilenden yanayım diyorsa sendikasız olanları üye yapmanın derdine düşsün. Ama Hava-İş’in bir hastalığı var. Nerede örgütlü bir sendika var, oraya saldırır ve üyeleri çalmaya çalışır. Bu 22 milyon sendikasız insanı sendikalaştırmayı hiç dert edinmez. Aslında sendikalar birbirleriyle uğraşmayı bırakıp, sendikasızlaştırma politikalarına karşı güç birliği yaparak tek yumruk halinde durmalı. Bakın bu amaçla Hava-İş olarak Nevşehir’de balon işinde çalışanları bile sendikamız çatısına alarak, haklarını savunmanın mücadelesini veriyoruz. İşte 22 milyon sendikasız varken Hak-İş’in yapmadığı bu. Hak-İş, hiç zahmet çekmeden Türk-İş çatısı altında örgütlü tüm sendikalara kancayı atarak, üye çalmaktan başka iş yapmıyor. Olay, ‘cephede Türk-İş savaşsın, masada Hak-İş kazansın’ şekline döndü” diye konuştu.

“THY TEKNİK ÇALIŞANLARINA SESLENİYORUM…!”

Bu konuda takdiri halka ve çalışanlara bıraktıklarını belirten Tatlıbal, “THY Teknik AŞ’deki kardeşlerime sesleniyorum. Hava-İş Sendikası olarak haklarınızı savunurken, haksızlığa uğradık. Bu yüzden hepiniz haklarınızı helal edin. Ama bu dava burada bitmedi. Elimizden geleni yapmak için hukuk çizgisinden sapmadan mücadeleye devam edeceğiz. Eğer Hava-İş’te olmayacağınıza hükmedilmişse, şunu iyi bilin ki sizi bu çatıdan başka bir yere de göndermem. Eğer THY Teknik AŞ metal iş kolunda kalacaksa, biz de sizi 700 bin kişilik güçlü bir kadroya sahip, güçlü bir federasyon olan Türk-İş’in dışına çıkartmayacağız. Türk-İş’in metal iş kolunda da güçlü bir sendikası var. Sizi Çelik-İş’e bırakmayacağız, bundan hiç şüpheniz olmasın! 1.5 yıldır THY Teknik AŞ için verdiğimiz emeğin meyvesini almıştık ama meyveyi 13 gün içinde zehirlediler. Acımız çok büyük, rahatsızlığımız çok derin ama kavgamız henüz bitmedi. Eğer bu bir kavgaysa gözümüzün ne kadar kara olduğunu şimdi gösterme zamanıdır. Teknik AŞ’de çalışan kardeşim şimdi senin birlik olma zamanın! Senin dirayetli ve dik durma, tek yumruk olarak hareket etme zamanın! Sakına bir tehdide ve baskıya boyun eğme! Çünkü şimdi onun zamanı geldi. Hava-İş’i kenara çekecekler seni Çelik-İş’e üye yapmak için baskılar gelecek. Bu baskıya boyun eğme Teknik AŞ! Kendini ezdirme, sakın tehditlere karşı gevşeyip amirlerine boyun eğme! Sen yeter ki dik dur, bundan sonraki süreçte sendikan olmasa da Hava-İş yine senin yanında olacak. Her türlü baskıya karşı yanında destekçin olacak. Çünkü seni Çelik-İş’e üye yapmak için her türlü baskıyı uygulayacaklar. 10 gün sonra sözleşmeniz bitiyor. Hava-İş olarak sizin adınıza 12 gün sonda masaya oturacaktık. Bu 12 gün içinde Çelik-İş yetki alsın diye mutlaka çalışmalar yapılacak. Teknik AŞ’deki kardeşim, sabırlı ol ve gönlünü ferah tut. Sen sadece birlik ve beraberliği bozmadan dim dik ayakta dur. Allah’ın izniyle seni kimse yıkamaz. Hava-İş olarak sizi kimseye kaptırmayacağız” şeklinde konuştu.

TUĞRUL TUNA BEKEN’E KİM SAHİP ÇIKACAK ?

Hava-İş Genel Başkanı Ali Kemal Tatlıbal, gelinen noktada Mayıs ayında uçak bakımı yaparken  hayatını kaybeden Tuğrul Tuna Beken’in durumunun ne olacağını da değerlendirdi. Tatlıbal, “Mahkeme benden bu konuyu takip etme yetkisini alacak ama benim gönlümü alabilecek mi ? Benim gönlüm ve Hava-İş’in avukata teknisyen kardeşimizin hakkını aramaya devam edecek. Bu konuda davamızı ve hukuki mücadelemizi sürdüreceğiz. Tuğrul Tuna Beken’in ölümünde bir sorumlu varsa, bir ihmal olmuşsa bunu mutlaka ortaya çıkaracağız. Bunu bir daha Tuğrul Tuna Bekenler ölmesin diye yapacağız. Ben bu ülkenin düşmanı değilim. Derdimiz üye sayısını artırmak değil, bir daha böyle üzücü kazalar yaşanmasın istiyoruz. Allah korusun, bu Cumartesi mesaileri ve ağır çalışma koşulları yüzünden bir uçak düşse, bunun acısını yüreğinde hissetmeyen vatan hainidir. Bunun acısını sadece THY ve bizler değil tüm memleket çok ağır yaşar. Hava-İş hala THY çalışanlarının haklarını savunmak için yetkili bir sendikadır. Çünkü teknikte yetkiyi alacak Çelik-İş benimle beraber çalışacak. Uçağın içinde benim pilotum ve kabin memurum olacak. Çelik-İş EASA’dan teknisyen lisansını alır veya alamaz, onu zaman gösterecek ama o uçakta Hava-İş üyesi kabin görevlileri hizmet verecek. Bunun için şahsım ve tüm Hava-İş Sendikası yöneticileri hem kabin çalışanlarının hem de teknisyenlerin hakkını savunmaya devam edecek” diye konuştu.

Benzer Yazılar